Kanser Nedir? Kanser Hastalığı Nedir?

Yeterli ve dengeli beslenmenin kanserle ilişkisine geçmeden önce, kısaca kansere ve bağışıklık sistemine değinmek gerekir. Doğumla birlikte genetik yolla olabileceği gibi, yaşadığımız koşulların sonucu olarak da vücudumuzun her bölgesinde, her gün DNA’sı hasar gören hücreler meydana gelebiliyor. İşte hasar gören bu hücrelere kanserli hücre deniyor. Ancak bu kanser hücrelerinin oluşmasından, bizim kanser hastası olduğumuz anlamını çıkarmak ile cebimize giren 3 kuruşla zengin olduğumuz anlamını çıkarmak aynı şeydir. Nasıl ki; cebimize giren 3 kuruşlar çoğaldığında zengin olma ihtimalimiz doğarsa, bu DNA’sı hasarlı hücrelerin yok edilemeyerek çoğalması kansere neden olur. DNA’sı hasarlı bu hücreleri tespit edip yakalamak ise bağışıklık sistemi hücrelerinin görevidir.

Sağlıklı Beslenmenin Bağışıklık Sistemine Etkisi ve Kanser

Sağlıklı bir beden ve güçlü bir bağışıklık sistemimiz varsa, bağışıklık sistemi vücudumuzda oluşan bu kanser hücrelerini anında tespit edip yakalar ve DNA’sı hasarlı bu hücreleri kanser hastalığını oluşturmadan yok eder.

Yani en basit anlamıyla güçlü bir bağışıklık sistemimiz varsa, DNA’sında hasar oluşan hücrelerin alarmıyla bağışıklık sistemi hücreleri harekete geçer ve hasarlı hücreyi analiz edip kontrol altına alır. Vücut için yabancı ve zararlıysa, o hücreyi yok etmek için gereken her şeyi yapar.

İşte bu nedenle beslenmemizi düzenlerken öncelikle bağışıklık sisteminizi güçlü tutacak, yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermeliyiz.

“Dengeli beslenme deyince vücudun ihtiyacı olan enerjiyi de unutmamak gerekir. Vücudumuz yaptığımız işe, günlük yaşam tarzımıza bağlı fiziksel aktivitelere göre enerjiye ihtiyaç duyar.”

Dengeli ve sağlıklı beslenmek için neler yapmalıyız?

Yeterli ve dengeli, yani sağlıklı beslenme için bilinçli hareket etmeliyiz. Öncelikle bilim insanlarının tavsiyelerini dikkate alarak öğünlerimizde;

✅ Süt ve özellikle sütün fermente edilmesiyle üretilen yoğurt, ayran, peynir gibi ürünlere,
✅ Kırmızı et ve sakatat gibi yan ürünlerine,
✅ Omega 3 yönünden zengin balık vb. deniz ürünlerine,
✅ Kümes hayvanları ve yumurta gibi yan ürünlerine,
✅ Bakla, mercimek, bezelye, kuru fasulye, nohut vb. kuru baklagillere,
✅ Bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye katkısı olan yağlı tohumlar; ceviz, fındık, fıstık, badem, chia tohumu vb. gibi ürünlere,
✅ Sindirim sistemimize fayda sağladıkları gibi bağışıklık sistemini güçlendirmeye de yararlı oldukları için brokoli, kereviz, Brüksel lahanası, enginar, havuç, pırasa, lahana gibi lifli bitkiler kategorisindeki taze sebzelere mutlaka yer vermeliyiz.

✅ Taze meyvelerin de suyunu tüketmek yerine, sağlık açısından çok daha yararlı olan posasıyla birlikte tüketmeliyiz.

✅ Ekmek yiyorsak tam buğday, yulaf ve çavdar ekmekleri tercih etmeliyiz.

✅ Bulgur, pirinç, makarna vb. tahıl ve tahıl ürünlerini yeterli ve dengeli bir şekilde tüketmeliyiz.

Dengeli beslenme deyince vücudun ihtiyacı olan enerjiyi de unutmamak gerekir. Vücudumuz yaptığımız işe, günlük yaşam tarzımıza bağlı fiziksel aktivitelere göre enerjiye ihtiyaç duyar. Ama günlük enerji alımının, vücut ağırlığımızı da dengeleyecek şekilde olmasına dikkat etmemiz gerekir. Gerekiyorsa uzmanından yardım alarak, sağlıklı bir beslenme programı uygulamalıyız.

Su Hayattır!

Vücudumuzun en çok ihtiyaç duyduğu şey ise sıvıdır. Bu nedenle su tüketimine özen gösterilmeli, günde en az 2-2,5 litre arasında su tüketilmelidir. Sabah kalktığınızda ilk iş olarak bir bardak ılık su içmek, gün boyu rahatlamanızın başlangıcıdır. Su ve diğer sağlıklı sıvı gıdalar, yediklerimizin sindirimini, emilimini ve hücrelere taşınmasını sağlarlar. Yaşamımız ve sağlığımız için ihtiyacımız olan biyokimyasal tepkilerin oluşması, dolaşım ve sindirim sistemlerini oluşturan organların çalışması, hücrelerin korunması için su hayati öneme sahiptir. Ayrıca metabolizmanın çalışmasıyla ortaya çıkarılan zararlı maddelerin vücuttan atılması, vücudumuzun ısısının kontrol altında tutulması ve eklemlerin kayganlığının sağlanması için yine tükettiğimiz suyun çok önemli bir rolü vardır.

Tüm bunların yanında ihtiyacımız olan sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum ve flor gibi temel mineraller suda doğal olarak bulunur ve düzenli su tüketimiyle vücudumuza girmesi sağlanır. Vücudumuzun tüm bu yaşam  fonksiyonlarının yerine getirilebilmesi, vücuttaki su dengesinin korunması ile mümkündür.

Vücudumuzun su dengesinin sağlanması

İdrar, ter ve dışkı, hatta solunum, yoluyla oluşan su kaybının, başta su olmak üzere, diğer sağlıklı içecekler ve yiyeceklerle alınan su miktarıyla geri alınması sağlanabilir. Bunun için de en başta, yukarıda değindiğimiz gibi günlük su tüketimi 2,0-2,5 litrenin altına düşmemelidir.

Tüm bunlardan çıkarılacak sonuç, sağlıklı beslenme; dengeli ve yeterli beslenmeyle birlikte, vücudun ihtiyacı olan suyun alınmasıyla mümkündür. Bizi her çeşit hastalıktan koruyacak olan da bağışıklık sistemi güçlü, sağlıklı bir vücuttur.

* Bu yazı bilgi amaçlıdır. Sağlığınızla ilgili konularda mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.